You are here

okul yılları...!!!

köşeli portakal kullanıcısının resmi
Submitted by köşeli portakal on Çar, 09/17/2008 - 16:13

ergenlik henüz atlatılmıştır bu dönemde. bi’ takım kalp kırıklıkların, saçmalamışlıkların, çocuklukların yapışkanı henüz çıkmamıştır enseden. ne yapsan yeridir felsefesinin tedavülden kalkması yerine daha da insanı ateşlediği dönemler. işte bu zamanların son evresinde… lise son…

dershanenin benim için hep başka bir anlamı olmuştur hayatımda. çok şey öğrendim, çok güzel anlara imza attım bu dönemde. kızlarcak toplaşıp dershane öğretmenimize yalvarır yakarır “örtmenim örtmenim yarın matematik sınavımız var size gelelim matematik çalışalım, nolur nolur” şeklinde kandırırdık zavallıcık kadını. zaten ortaokuldan beri gidiyordum bu dershaneye yani nasıl ayar yapacağımı biliyorum. (hoş beni hala bırakmadılar ama). neyse okuldan sonra bim denen şahane öğrenci mekanına uğrar bi’ kaç milyona deli gibi alışveriş yapardık. çoğunlukla aldığımız şeylerin markası olmazdı.. le kola, le gazoz, le portakal şeklinde içecekler, çeşit çeşit muzlu, kakaolu, vanilyalı (ki hiç sevmem) gofretleri, cipsleri alır ve evin yolunu tutardık. yanımızda matematik kitabından çok nevale olurdu. o zamanlar daha nutella yoktu. yada bizim haberimiz yoktu. bizde peripella markalı siyah beyaz çikolatayı ve beş ekmeğide giderken götürürdük. hele şükür gelmiştik öğretmenin evine. evin bulunduğu site yeşil di ve her seferinde abdestsiz girilmez şeklinde iğrenç espiriyi yapar ve deli gibi gülerdik bu halimize. hatta kapı girişinde fotoselli ampul olurdu sırasıyla altına geçip yanmasını beklerdik. yada sedece ben yapardım. asansör korkum olduğundan…

sekizinci kata tabanvay şeklinde çıkardık ve dilim sonunda benimle birlikte finişte ağzımdan çıkardı.
ev sanki bizimdi ya her cm2′ye yayılırdık. yer deli gibi çay içerdik (çay iyiki icad edilmiş). öğretmenimiz bu atraksiyona çay saati dese ve bize öykü okuyup ana temasını sorsa da biz olayı mutlaka cümbüşe çevirirdik. kapı çalardı va sıra bende olurdu okumada. bende hemencecik okuyuverirdim
nedense. ve tabaktaki yuvarlak, içinde y şekli olan krakerleri hep soru işareti kalacak şekilde kemirirdim. zevkliydi bi’ kaç kere başardım. sonra pes ederdim zaten. gecenin sonunda kimse matematik çalışmazdı. artık iş kopyaya kalmıştı. artık uyuyun bakışları atardı hocamız ve tv kumandasını da saklardı nedense. üçlü iki tane koltuğu birleştirip altı kişi yatmayı denedik orada. olmadı tabi ben delirince kaçtım küçük odaya. o gece öğrendim blöf oynamayı. gecenin sonunda bütün deste elimde kalmıştı ve biz nevaleyi bitirdiğimiz halde hala açtık. saat sabahın ikisi. hepimiz mutfak dolabını kemiriyoruz. domates, peynir, ekmek. varmıydı o anda başka bir zevk. ve ne zaman uyurduk hatırlamıyorum. ta ki sabaha pijamalarımzla hasan hocayla karşılaşıncaya kadar. sonra kahvaltı… altımızda okula geç kaldık. kravatlar yolda bağlanırdı. sınıfa atınca kendimizi alelacele kopya hazırlar ve çekemezdik…

zevkliydi, güzeldi, deliydi… ve iyi ki yaşanmıştı tüm bunlar…

Etiket:

Kategori:

Yorumlar

Sayfalar