Nihat Genç Hakkında Bilgi

Nihat Genç 1956 Trabzon doÄŸumlu bir yazarımızdır. Muhalif ve agrasif tavırlarıyla son 2 yıldırda popüler bir yazarımız haline gelmiÅŸtir. Kalemi çok sivridir. Kimselerin eleÅŸtiremediÄŸi, laf söylemeye korktuÄŸu siyasetçileri, askerleri, sanatçıları, bürokratları açık ifadelerle eleÅŸtirip lafını söyleyen kiÅŸiliÄŸiyle tanınır. Bir çok tv programı yapmıştır ancak kanımca bazı kesimlerce susturulmuÅŸ, tv programları kaldırılmıştır. Türkiyede ihtiyaç duyulan yazarlarımızdandır. Sahte sanaçtıların, aydınların olduÄŸu ülkemizde gerçek bir eleÅŸtimen ve yazardır. Bir yazısında kendini ve ülkenin vahim durumunu bu sözlerle anlatmıştır: ' Küçükken maça girmenin iki yolu vardı. Birincisi, kuyruktaki abilerin eteÄŸine yapışıp, 'abi beni de alır mısın' demek. İkincisi; kullanılmayan açık bir bilet giÅŸesinin dört bir yanına bok sürülürdü. içeri girmek isteyenler de bu boka sürünürdü. dernekler, kitaplar, örgütler, dergiler o gün bügün üstüm başım bok kokuyor. o maçlarda su sattım, mısır sattım, iki buçukluk yaptım. Dergilerde de öyle, çayları koydum, yerleri süpürdüm, küllükleri topladım. Örgütlerde de öyle, kaçaklar, nezarethaneler, polisler, silahlar... Hep kötü okullarda okudum. Hiçbir master'a giremedim. Çok eksik bir takımla sahaya sürülmüÅŸtüm. YirmibeÅŸ yaşına geldiÄŸimde evimde ikibinin üstünde kitap birikti, açığımı kapatmaya çalıştım. küllüklerini topladığım dergilerin genel yayın müdürü, çaylarını koyduÄŸum abilerimden de daha sert kitaplarım oldu. küfretmeyi gelenek haline getirdiÄŸim için kimse de dergisinde, 'nihat'da bizim kardeÅŸimizdir' diye tek bir satır yazmadı. korkma sönmez'den baÅŸka ÅŸiir, tanpınar'dan baÅŸka yazar tanımayan bu huzurlu insanlara ne yapabilirdim baÅŸka. Her ÅŸey bu koku yüzünden. SoÄŸuk Ankara'nın taÅŸ evlerinin, sabahlara kadar zırlayan yoksulluÄŸumun tek sorumlusu ÅŸu ülkenin çocuÄŸu olmak. inandığım, ele geçirdiÄŸim bu pırlanta geleceÄŸin, mutluluÄŸumun adı da bu ülkenin çocuÄŸu olmak. kitabın yeri kitapçıdır. Hiç kimseye tek bir kitabımı göndermedim, kimseye 'abi' demedim. ne için? Åžartlandırılmamış, yönlendirilmemiÅŸ ve tek başına bir yaÅŸamdan söz edebilmek için. Bu vahÅŸi dünyada ayakta kalmanın baÅŸka yolunu bilmiyorum. bilmem yeniden sevebilecek miyiz kendimizi, bir baÅŸkasınıi yaratandan ötürü deÄŸil, kendinden ötürü."
Yorumlar
Yeni yorum gönder