You are here

Lise Yıllarım ve Hayatımın Çeteresi

KoLiMeB kullanıcısının resmi
Submitted by KoLiMeB on Cum, 08/01/2008 - 22:26

2000 yılında Sivas Kongre Lisesi'nde başladığım lise yıllarım kayıpsız ve kazançlı 3 yıl sürdü. o zamanlar haliyle tüm yaşıtlarım gibi bende gençtim. lise bir yılım okuldan ve okul arkadaşlarımdan uzakta geçti, arkadaşlarımla pek bi sosyal yapı oluşturamamanın kayıplarını bu yılda çektim. Geri de bana dost kalan ve hala görüşme şansı bulabildiğim sadece sağ elimin parmakları kadar ama sağ kolum kuvvetinde kalıcı olacağını düşündüğüm arkadaşlara sahibim. lise yıllarıma katmadığım bir yıl görüntüsünde olan ilk yılımdan sonra sayısal öğrencisi olmanın havasına kapılarak sayısal bölüme devam etme kararı aldım. lise ikinci sınıfta yeni bir sınıf ve hayatımın geri kalan kısmına yön verecek ne olacağıma bir şablon olarak görev yapacak bu yeni sınıfımda ki arkadaşlarım artık şekillenmeye başlamıştı. arkadaş ortamı oluşmaya başlamıştı. artık bende diğer insanlar içerisinde idim ve az da olsa onların da sorumluluklarından nasibimi almıştım. hep onları dinler dertlerine kendimide katardım. nitekim bu yaklaşımım bana güvenen beni sırdaş bilen bana samimi olan arkadaşlarımı kazandırdı.
bu arkadaşların arasında ekrem,hanifi, nurullah, bilal, ramazan gibi bir kaç arkadaş daha vardı. genel olarak kızlara fazla yaklaşamayan kendi dertleri kendilerineyeten tabiri yerinde ise kendi yağında kavrulan bir topluluk halin geldik. lise ikide tanşan üç te ise kaynaşan yapıda idik. lise son da okuldan artık kurtulmuş havasında idik. diğer arkadaşlar lada artık yakındık ve kızlarda artık bizlerle beraberdik. yani artık komple bir arkadaş topluluğu olmuştuk. bu arkadaşlıklar bazen aç ve eğilimli arkadaşlara bir umut kapısına dönüşmüştü. kızların yakınlığından kendine pay çıkaran bazı arkadaşların kızları kendine bğlama çalışmalarına neden oldu.
ekrem aralarında en fazla ortak yanı olan düşünen ve arkadaşlarım arsında idi. o şimdi erzincanda fen bilgisi öğretmenliği okuyor. ekrem çoğu zaman derdini anlatmayan kendine yetmeye çalışan bir yapıda idi ama arkadaşlarına kulak veren ve onlara yardımcı olmaya çalışan birisi.
nurullah tam bir saplantılı birisi. şanslı ve düşünmeden hareket edebilen birisi.
hanifi tam bir sır küpü yada ne bileyim ne yaptığını kendide bilmeyen yada kendi yaptıklarına kimseyi karıştırmayan kendi yaptıkalrının cezasını hep tek ödeyen birisi.
bilal sınıfın safı ineği ve hava gazlı biyoloğu. lisede herkesin emin olduğu tek şey bilalin biyoloji okuyaccağı idi. çünki çok ilgiliydi. ya kafası sadece buna basıyo yada çok sevdiğinden sadece buna çalışıyosu.
ramazan benim sıra arkadaşımdı ve tam bir ben bilrim edasında dolaşan bir şahsiyetti. çoğu şeyden haberi olan ama bilmediklerinden haberi olmadığından haberi olmayan biriydi.
bizim şu anki lise muhabbetlerimiz sadece bir kaç olay ve türevlerinden ibare.
bir kaç olayın bizim yıllar boyu konuşacağımız ve hala bazı yerlerine anlam veremediğimiz hayat şeritinden kopmuş o karanlık noktalardan oluşuyor.
hanifi ve ayşegülün ilk konuştukları gün. o gün ben hayatımda en anlam veremediğim olayların olduğu gündür.

olay bizim okul çıkışında başladı. hanifinin ayşegüle olan aşkını aylar boyunca dinledik anlatırdı sürekli. bi gün okul çıkışında hanifiye konuşmak isteyip istemediğini sordum. kararsızdı ama istekliydi. bende bunun böle gitmeyeceğini ve bi an önce konuşması gerektiğini söledim. öünki lise o yıl bitecekti ve hayat insanı nerelere savurcağı belli değildi. hanifinin cesaretini yerine getirdim ve kararını verdi ve biz ayşegülle yakın arkadaşı olan yurdagülün arkasından yürümeye başladık. yurdagülde bizim sınıfat ve ayşegülün yakın arkadaşı olduğundan o da biliyordu. biz okul çıkışındn hükümet konağının oraya kadar arkaşarından yürüdük. eskiden meydanda otobus durakları vardı. ayşegülle yurdagül durağa oturdular. hanifinin konuşmak için ayşegülün yanına gitmesini bekledim ama gitmedi. bende ben çağırayım dedim tamam dedi. ben gittim ve ayşegüle hanifinin onunla konuşmak istediğini söyledim. ayşegülde kabul etti ve ben ayşegülle yurdagülü aldım ve çiçek büfenin önune geldik hanifi bizi burda beleyecekti ama hanifi ortalıkta yoktu. benim vucudumm buz oldu. anlamadım bi an herşey kararmıştı. ayşegül bana nerde dese ne dyeceğimi düşünüyodum ki o ara hanifinin büfenin kenarından kafasını uzatıp baktığını gördüm. hanifi utanmış ve gövdesini saklamış. neyse bizde yanına gittik ve konuşmaları için yalnız bıraktık. eskilerin cıbıllar prkı dedikleri buruciye medresesinin yanındaki parkta konuşmaya bşladılar. yurdagülle bizde eski hamam kalıntılarında oturduk ve uzaktan bunları izlemeye başladık. tam 2 saat konuştular daha doğrusu ayşegül konuştu. ben sanıyodum ki hanifi konuşucak ama o ellerini önünde bağlayarak tam iki saat ayşegülün yanında durdu. ne konuştular bilmiyorum. sonunda bunlar çıkmaya başladılar. sonra sıra nurullaha gelmişti. hanifi ben nurullah ve ayşegül aynı dershanee gidiyorduk. ayşegül bi gün etüt sınıfına sıkı arkadaşlarından ayşe çiçek i getirdi ve bizim nurullah bu kızdan diğer kızlara olan ilgisi gibi bir sıcaklık kapı . ve zaman içerisinde ayşegül ve hanifinin saesinde ayşeye teklif etti ve çıkmaya başladılar. olaylara ara verip başka bi olaya geçiyoruz. bu olay bazı olayların başlangıcı oldu. bu olay meşhur BALO olayıdır. son senemide diğer okul arkadaşlarımızın düzenlemek istedikleri bir balo hakkında bana fikir soruldu ve bizim sınıftan gelebilecek insanlar ve sayları hakkında bilgi istendi. bende bunu arkadaşlarıma sordum. o sıralar bizimkilerin hiçbirinde para yoktu.. bende lisede devlat yatılı be bursluluk sınavında yurt kazanıp yutta kaldıktan sonra bunu bursa çevirip aldığım bursun parasını almıştım. bizimkilere benim paralarını verebileceğimi söledim ama kabul etmediler. bende düzenleyen arkadaşlara bizden kimsenin gelemeyeceğini söledim. o gün çıkışta benim burs parsını hep beraber bitirdikten sonra dağıldık. bi gün dersimiz boştu. arkadaşlarla beraber aşşağıya inerken arkkadşaların alt kata doğru yöneldikerlini gördüm. beraber gittik ve bir arkadaşı dersten izin alarak dışarı çıkardılar. ben ne olduğunu anlayamadım sonara konuşmaları dinleyince bizim arkadaşların bi yerlerden paralarını tamamladıklarını ve baloya kayıt yaptırdıklarını öğrendim. arkaşdaşlarımın hepsii paralarını takdim ettikten donra banada gelmemi söledier. benim parayı bi önceki gün bitirdikleri ve o günün son gün olduğunu unttukları için ve benim onların gelemelerini ısrarla ıstediğim halde gelmeyip benden haberisizce kayıt yaptırdıklarını hazmedemediğim için gelmemeyi tercih ettim.arkadaşalrın balo gecesi çok renkli geçmiş. ama bu gun keşke diyorum bende gitse idim. bunu bu gunumden şikayetçi olduğumdan değil sadece geçmişimdenkaybettiklerim için diyorum. balo günü nurullah eve gidince çiçeğe keşke ayrılırken dargın ayrılmasaydık keşke seni öpseydim gibilerinden bir mesaj atmış ve ayşe bunu yanlış değerlendirdiği için tüm bağlarını kopardı. hanifi o günlerde içerisinde biriktirdiği ve bana 5 yıl sonra anlattığı duygusunda o olaydan dolayı kendisini suçlu gördüğünden bahsediyor. nede olsa onların tanışmasını o sağlamış ve nurullahın hatasınıda kendine maletmiş. bence yanlış bir karar ama bu hanifinin kararı. yıllar sonra 2007 yazında ben ayşegül yurdagül ekrem sivasta toplandık. eski günlerden bahsettik. nurullahın sivastan ayrılmasıyla hanifi ile olan bağlarının kopuşundan ayşe çiçeğe kadar olan herşeyden bahsettik.ayşegül ve nurullah eski dost olamlarından dolayı çok samimi konuşuyolar ve bunu duyan hanifi diğer etmennlerinde etkisi ile ayrılıyorlar. biz ayşegülle konuşurken ben ayşegüle yurdagülün bana teklif etmek istediği hakkında bir muhabbet uzerine ayşegülün bundan haberi olmadığını anlıyordum ve bana hanifinin isim vermeden birisinin bana teklif etmek istediğini anlattığını anlattım. bende bilmiyordum o yıllarda kim olduğunu ama hanifi bi kaç yıl sonra bunun yurdagul olduğunu söledi. ama ben bilseydim bile benim lisedeki bazı olaylar yüzünden birisiyle çıkamayacak durumda olmamdan dolayı kabul edemeyeceğimi söledim.bunu ayşegülün yurdagüle anlatmasıyla yurdagülden bana gelen mesajda benim kabul etmediğimi sanandığını anlatan yurdagüle açıklam benim o yllarıda beyza olan olaylarım yüzünden olamayacağını anlattım. beyza ile olan olay çook karışık ve o karanlık noktaların çok olduğuu bir süreç. lisede sürekli göz göze geldiğim ve bundan hoşlandığım bişeydi bu. sürekli her tenefüs ben bizim katta o ise çapraz katta bekler ve tenefüs boyunca bakardık birbirimize. yaklaşık bir iki ay süren bu olay sonunda beyzanın nurullahın arkadaşı olduğunu öğrendik. bi gün beyza nurullahla konuşmak istediğini bana söledi. bende çıkışta olur dedim ama arkadaşlar bir hevesle benim ayağımı onursal kolumu nurullah ve geri kalan yerlerime diğerleri sarılarık koridordan beyzaya doğru görütmeye başaladılar ama benim vaziyet vahimdi. ayğım birinin omuzunda elimin biri yerde diğeri nerde hatırlamıyorum. kafamı çıkarabildiğim bir aradan beyzaya seslenebildim ve çıkışta beklemesini şimdi konuşabilecek bir durumda olmadığımı söyleyebildim. çıkışta bekledim ve geldi. bana uzun süredir bakmakatan hoşlandığını ve artık konuşmak istediğinden bahsetti ve biz çıkmaya başladık. bizim sınıftan güvendiğim kızlarla tanıştırarak benim farkedemediğim ynlarıı öğrenmek için özgül ve gamze ile tanıştırdım. biz beyza ile 2 ay felan çıktık ve ben hakkında bazı şeyler duydum ve bunlara inanamadım ama bunları bilerek berber olmak istemedim. ve ayrıldık. lisede ilk ben bir kızla ilişkiye girdim ve yaşanabilecek tüm herşeyi yaşama fırsatı buldum. ama belli sınırlar dahilinde olduğu için arkadaşlarımada bu çerçeveler etrafında yardımcı olmaya çalştım. nitekim hanifinin konuşmasında bu çok etkili olmuştur. bu olay nurullahada etki etmiştir. ve lise bitti ve beyza ile ekrem aynı dershaneye gitmeye başladılar. ben ekremin anın gittikçe beyzayıda görüyorum ve konuşmuyorduk. bi gün beyza konuşabileceğimiz sordu ve konuştuk. bana ayrılma sebebimizi sordu ve ben ona duyduklarımı anlattım ama o bana duyduklarımın yalan olduğunu biz ayrılmadan bizim sınıfatki mustafa nın beyzay sürekli teklif ettiğini anlattı ve bunların onun söylediğini anlattı. daha sonra ben bana söyleyenlere sordum ve mustafadan duyduklarını söyledler.sonra biz tekrar beraber olduk hemen ardından öss açıklandı ve beyza trabzona gitti. bende ek kontenjan ile antalyaya geldim. daha sonra eskisi gibi sıcak olmadığına karar verdik ve ayrıldık. Yıllar geçti. Lisedeki arkadaşlarla irtibatı koparmamak için kolimeb adında bir site kurmaya karar verdik ve burada toplanmaya başladık. Bir gün yine msn de arkadşlarla toplandık ve Nurullah Ekrem ben ve Ayşegül konuşurken hanifi geldi ve ben Nurullah la arlarını düzeltmeleri için yoğun çaba harcadım. Ama hanifinin pek niyeti yoktu. Zaten ayşegülden ayrılmış ve üzgündü konuşmak itemiyordu. Ben nurullaha hanifi ile barışmalarını söledeim Nurullah kabul etti ama hanifi inatçı kişiliğini yine ortaya koydu. Hanifi ile barıştıramadım ama hanifi ile ayşegülü barıştırmaya başladım. Ayşegüle ve hanifiye sorum sebeplerini. Hanifi anlattığım sebepleri söledi ve ayşegülde hanifi ile 5 yıldır çıktıklarını ama hala bir ilişki havasına giremediklerini hanifinin ince romantik bir kişilik ortay koyamadığını söylüyordu. Bende ikisinede söz verdim. Ve onlara eğer karşılarındakini dinler ve ona gerçekten ne istediklerini anlattıkaları zaman aralarında bir sorun olsa bile bunu çözebileceklerini hatırlattım. Sonra konuşmalarını söyledim. Hanifi bu davranışlar hakkında pek bir ilgisi olmadığındn neyi yapması gerektiğini bilmiyoru bana sordu ve bende birkaç fikir söyledim. Ayşegülede sevginin karşılık bulması gerektiğini söledim ve eğer hanifi ona karşı bişeyler yaparsa onunda yapması gerektiğini söyledim. Ve konuşmalrına bensiz devam ettiler. Şimdi soruyorum bir sorun olmadığını söylüyorlar.umarım bir daha sorunları olmaz. Bugun Nurullah bize geldi ve ben anlattım bunları. Nurullah gerekirse özür dileyeceğini söyledi. Ama hanifinin konuşması gerektiğini söyledi. Bende hanifinin konuşacağını düşünüyorum. Çünki dostluk hatalardan dolayı bitirilmez asıl dostluk o hataları ortadan kaldırmaya çalışmak oğlunu düşünüyorum. İnsan dunyada sadece dost kazanır diğer kazanabileceklerinide dostalrı sayesinde kazanbilir. Hayat dostlarla güzelleşir. Ben bu dostlara sahip olduğumu düşünüyorum. Ekrem her ne kadar uzakta olsada eminim bir derdi olduğunda arar ve anlatır. Ama her arkadaşım bunlar kadar samimi kalmadı . Bilal lisedeyken asla kaleye geçmezdi ama her maç öncesi arkdaşlarla hep beraber ortaklaşa gaza getirirdik ve bize sadece siz gol atı ben kaleyi korurum derdi. Bi keresinde ramazan bizimle ilk defa top oynayacaktı ve bize sürekli bişeyler anlatırdı. Sahaya çıktık ve sen şuraya sen şuraya dedi bizde nerde bilelim gerçekten bişeyler biliyo sandık. Maça başladık gödükki ramazanın futbolla tek alakasının televizyon olmuş. Lisede ki piknik olayıda bir başkadır. Bizim sınıfataki neredeyse en fazla katılımcı ile yaptığımız etkinlikti. Bende halen pikniğe gidenlerin ve verdikleri paraların bu parlarla alınanların listesi duruyor. Resimler ve anılarında bende mevcut. O piknikte ne fantezilerimiz vardı ama bu gerçekten anlatılmaması gereken çılgın şeyler. Piknikte çok güzel anılarımız var. Beraber halaylarımız oyunlarımız yemeğimiz. Ama bu gün o eski dostlukların çoğu kalmadı. Şu anda çoğunun ne yaptığından haberimiz yok. Kimi saçma nedenlerden kimi de gerekli nedenlerden dolayı koptu. Hani demiştim ya güvenerek birilerini birilerine tanıştırdım diye meğer değer verdiklerimiz o değeri hak etmemişler. Yada o günlerde sadece mevcut durumdan ötürü berber olan insanlarmış. Ama yinede arkalarından konuşmak istemem. Eğer bir gün bir yerde olursak bunları uzun uzadıya konuşmak isterim.

Kategori:

Yorumlar

okurken yazını yoruldum açık konuşmak gerekirse..kim kime aşık..kim kimle..ne kadar çetrefilli bu böyle

fakat bişeyi çok merak ettim ..sormazsam şişerim..içimde kalmasın...sadece bu yazdıklarına dayanarak soruyorum bunu tabiki...lise hayatınız boyunca arkadaşlarınızla paylaşabildiğiniz şey adına aşk denilen saçma şeymi oldu...sadece bumu yani paylaşabildikleriniz..aşk üzerini kurulu koca bir 3 yıl mı?

haddimi aşmadım umarım..

yahu eco senin muhabbetin canlı çekilmiyo bu yazı adama işkence be kardeşim.
amaaaaa :D eco dedim açık ettim seni.
arkadaşlar bu eco güzel insan taşıma taşıtı :D :D :D hehe
şaka şaka kendisi sevdiğimiz saydığımız bir arkadaşımızdır.sohbetide hep iyidir.toprak mühendisi işte n'olcak :D

3 yılın sadece aşk üzerine kurulu saçma bi hayat felsefesi içerisinde geçmesini nasıl düşünürsünüz...
lisede insanın yaşadığı o kadar fazla şey vardırki anlatmak uzun sürer ve insanın bunu anlatmasıda o kadar kolay olmaz ...
nihayetinde insanlar yılların hesabını verebilecek kadar kendilerini iyi tanıyan ve kendi ile barışık olmalıki geçmişteki hatalarını mertçe size söylerken bile rahat verebilsin..
ama hayatta bi saçmalık olduğu için bende hayatımdan bir kesit paylaşayım dedim. eğer çok saçma olduysa amacına ulaşmış demektir......

hani marjinal bizdik....
olum o kadar açık edilirmi
...
gerçi merak etme sen ben gereken açıkalrı yazımda yazdım...

ama gerekmeyen bi yerde senin ismini kullandım ve ismin kullandığım yerde olmayınca hayatım değişti..

bunu sana seni ziyaretim esnasında anlatmıştım.... facebookta aşk şiiri üzerine konu başlıklı konu....

her neyse fazla uzatıpta senin kızlara yazdığın aşk mektuplarına onay merciii olarak beni gördüğünü felan herkese sölemeyelimm...

bu arada toprak mühendisi deeell..

ziraat mühendisi...

en azından grafikerden daha DOĞAL bi meslek .... hehehehe

olum derin ve tabiyatlı konulara burda girme şimdi.tamam biraz duygu yüklü bi insanım n'olmuş yani.ama işin acı tarafı bu değil.acı ne biliyomusun benim duygusallığımı kullanarak prim yapman :D yazık yazık :D torpak mühendisi işte :D n'olacak.

acı olan kısmı bana o kadar tatlı geldiki....bu arada anlattıklarımdan zerre kadar bişey anlamamışın...
olum ben dedimki sana..
ben o yazının altına senin ismini ve birde not yazmıştım..
ama sonradan eklediğim resim o yazıları kapamış.. ve yazı bana ait gibi görülüyordu...
bu durumda bunu ben bilinçli yapmadım ama kaderin bana tatlı bi hediyesi idi...
o olaydan prim yapmadım ama pirim verdim..
çok ders aldım...

graapikeer :) :tipebak

ertuğrul kullanıcısının resmi

olum derin ve tabiyatlı konulara burda girme şimdi.tamam biraz duygu yüklü bi insanım n'olmuş yani.ama işin acı tarafı bu değil.acı ne biliyomusun benim duygusallığımı kullanarak prim yapman yazık yazık torpak mühendisi işte n'olacak.

Sayfalar

Bunu Görmüş müydün?: 19 aralık,dogum gunu