You are here

Edebiyat

Şiiir, düz yazı ve denemelerin paylaşıldığı bölüm.

Şeytanla El Sıkışmak

kanshave kullanıcısının resmi
Submitted by kanshave on Cum, 10/30/2009 - 19:54

* umutsuz bakışları vardı çocukların,

topraklarımız yok olmuşken elimizden,

annelerimizin kanlarıyla yıkanıp duruyoruz,

acı ateş sessizlik ve hastalık hep birlikteler,

silahlar müzikallerine başladılar bile,

sade ve sessiz bakış açımdan,

şeytanlar görüyorum el sıkışmak zorunda olduğum,

 

Coğrafyası yemyeşil bi afrika ülkesinde kanla boyanmış evler var,

duvarlar yıkılmış tüm barış hayalleri gibi,

elçimiyim ben barışa hizmet eden yoksa ölüme giden birimiyim sizin için,

Kategori:

Harikalar Diyarı

kanshave kullanıcısının resmi
Submitted by kanshave on Cum, 10/30/2009 - 13:05

hayat hikayemin tıkırdılarımı bu çatı katından gelen,

bir su perisi kadar imkansız biri giriyor rüyama,

donup kalıyorum gözlerinin içinde birilerini arıyorum,

dedikleri doğrumu bilmiyorum sorgulayıp duruyorum,

tekrar etmiyorum düşündüklerimi,

herşeyi baştan silip atıyorum,

yine uyanıyorum ve sen varsın bi yerlerde,

yakın çekimde ama gerçekte bi o kadar ıraksın,

sebebiyet vermiyorsun depresifliğime,

nedenim kadar su serpmiyorsun ateş içindeki tenime,

gelmeyecek ve gelmiyorsun şimdiki zamandaki gibi,

Kategori:

kendime kızgınlığım ..

mavi_düş..tüm kullanıcısının resmi
Submitted by mavi_düş..tüm on Pzt, 08/31/2009 - 14:11

garip bi duygu..

duyduğun eski bi şarkıda tüylerin ürpermesi ve sadece filmlerde olduğuna inandığım ama gerçektede yaşandığını çokça bildiğim başka bi diyara gitme duygusu .. hep derim ben sevmem böle kara bulutlu havaları o havalarda yaşanan bunalım zamanları, ama yazın ortasında güneşin sıcağında kendimi hiçte hazır hissetmediğim bi anda duyduğum bu şarkı nasıl olurda sokar beni o kaosa ?

4 dk 50 saniye sonra geçicek biliyorum =)

Kategori:

Etiket:

bir hayat olmalı ya da bir umut

cocolata kullanıcısının resmi
Submitted by cocolata on Cum, 07/31/2009 - 10:35

Uzun süredir paylaşılan bir video var facebook da bir profesörün son dersi adında. İzleyenlerin hatırlamaktan mutlu olduğu dipnotlar veriyor Randy Pausch. Hikâyesine önce hastalığından başlıyor ve hayatıyla devam ediyor, oldukça anlamlı ders çıkarılması gereken bir video olduğu için benim düşünceli arkadaşlarım paylaşmaktan çok büyük bir zevk duydular. Nitekim her kesimden insanın profilinde rastlar oldunuz hayatının son dersini veren profesöre.

Kategori:

Anlat

cocolata kullanıcısının resmi
Submitted by cocolata on Pzt, 07/27/2009 - 14:41

“Anlat hikâye derman olsun! Anlat, canlara merhem olsun “  demiş Mevlana ben bundan yola çıkarak yazıyorum, yazdıkça yazmak istiyor canım derman bulana kadar yazıyorum. Sayfalar dile geliyor isyan ediyor kimi saatlerde aldırmıyorum, duymuyorum seslerini. Takatin bitiyor, nefesin kesiliyor, elin tutmaz oluyor o vakit canın merhemini buluyor işte.

Kategori:

AŞK

cocolata kullanıcısının resmi
Submitted by cocolata on Pzt, 07/27/2009 - 01:49

Aşk, martta piyasa çıkmasıyla birlikte en çok satılan kitaplar arasındaydı. Yazarın, başlığa hangi kapıdan girdiğini merak edenler, kendilerini o kapının ardında, Şafak’ı beklerken buldular. ” Ya ortasındasındır Aşk’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde… Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… Ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller… Aşk… “ böyle tasvir edilmişti Aşk.

Kategori:

öle öle özlüyorum

düşsel kullanıcısının resmi
Submitted by düşsel on Salı, 02/24/2009 - 17:55

Kocaman bir yalan olan hayatımıza en güzel tatları katmayı arzuluyoruz daima.Ölümüm diyorum sana çünkü gerçek olan sensin.Sahipsiz bir şehrin köhne sokaklarına vuruyorum kendimi tanıdıklarıma rastlıyorum hepsi hüzüngiilerden.Yaslanıyorum bir durağa gelenleri izliyorum gidenlere bakmıyorum uğurlayan değil bekleyen ve hep bekleyecek olduğumdan.Sakin kalabalığın arasına şaşkın gözlerle katılıyorum kayıplarında bulmak için kendimi kendimden geçiyorum sana geliyorum.

Kategori:

Bugün bayram seninle.

FlynObject kullanıcısının resmi
Submitted by FlynObject on Pzt, 02/23/2009 - 17:35

Sabah uyandım.
Geç kalmanın verdiği telaşla pantolonun ayağıma geçirdiğim tek bacaklık kısmı bileklerime düşmüş şekilde "ulan nereye işiyoduk acaba?" diyerek 95 metrekarelik yarı açık cezaevinde tuvaleti zar zor buldum.
İşemenin verdiği dayanılmaz hafiflikle yüzümü yıkadım.
Bilirsin yüzümü yıkamayı sevmem.
Zaten çekik olan gözlerim uykunun verdiği mahmurluk ve biriken çapaklarla birlikte en kısık halindeyken buz gibi suyu suratıma çarpmak bana yapılabilecek veyahut kendime yapabileceğim en büyük zulümlerden biridir.

Kategori:

Sayfalar

Bunu Görmüş müydün?: Fx15 ile Zayıflama
Subscribe to RSS - Edebiyat