gelsen bi' dert gelmesen bi'....

damarlarımda hissediyorum. bir şeyler oluyor. içim boşalıyor, sanki yerlere akıyor tüm uzuvlarımdan yalnızlığım. terkediyor beni. yerini garip bi duyguya bırakıyor. heryerimi sarıp sarmalıyor. yüzümdeki hüzün yerini ufak bir tebessüme bırakıyor. birden bir ışık beliriveriyor başucumda. kamaşıyor gözlerim. bakamıyorum başta, içim acıyor…
biraz, tökezliyorum, ulaşamıyorum, dokunamıyorum, hissedemiyorum… allah’ım nasıl bişey bu.. yanıbaşında ama görmüyor seni, bağırıyorsun ama duyuramıyorsun sesini. çığlıklarım kendi içimi dolduruyor, taşıyorum tutamıyorum sonunda… bırakıyorum kendimi, savunmasızım artık, ne olursa olsun umrumda değil, daha fazla tutamayacağım derinlerde…
bedenim uyuşuyor, karşı çıkıyor bana… tamamen benden ayrı işliyor, yapmak istemediğim şeyler yapıyorum, sonunu düşünmeden, nereye varacağını bilmeden… ama bi o kadar da rahatım. içim bulanıyor… bi boşluk hakim bende… dolduramıyorum tek başıma, yetmiyor gücüm… bilmiyorum, neler oluyor… gözlerim kararıyor herşey tek bi renk… bi süre ayıramıyorum birbirinden hiçbirşeyi. birisi bağırıyor içimde. bastıramıyorum sesini. parçalayıp çıkıyor bedenimden dışarı. söz geçiremiyorum… akıyor gözlerimden, ellerimden, süzülüyor parmak uçlarımdan… boşalıyor içim… tüm kıvrımlarımdan aşağıya yol alıyor… buz gibi heryerim. kanım çekilmiş sanki, nefes alamıyorum. ama ölmüyorum. bitmiyor bi kerede bırakmıyor peşimi. yeniden diriliyorum. tekrar ve tekrar. aynı şeyler. ama rahatsız değilim bu durumdan. önümü göremiyorum, ama hala yürüyorum.
hissediyorum, hücrelerimde hayat buluyor birşeyler. bütün gözeneklerimden fışkırıyor. hem bedenim hem ruhum. ikisininde planları var biliyorum. öylece izliyorum, sonucu bekliyorum. bazen sabırsızım, bazen pes ediyorum. yoruyor beni beklemek, umutsuzluğa kapılıyorum. sonra yeniden diyorum. hala bulanık içim tam göremiyorum ne kendimi ne karşımdakini. belki biri bile yok orada. ama bekliyorum. elbet bulutlar dağılacak ve bende göreceğim gerçeği. belki avucuma alacağım bi tutam boşluk olacak. ama ben yine de bekliyorum. belkide. sadece bir ümit. seziyorum bir şeyler olcak.
belirsizlik ne kadar acı. kemiriyor insanı. liğme liğme ediyor etini. diş izleri kalıyor heryerde, damla damla akıyor kanın. büzüşüyor damarların. içinde zerre kadar hayat kalmıyor. canın başkasının oluyor birden. vazgeçiyorsun kendinden. pek de umrunda olmuyor. tüm bu yaşananlar senin isteğin aslında. karşılığında istediğinse ufacık bir mutluluk. minik bir tebessüm bazen, bazen sıcak bir ten ve hissetmek en derininde. sadace yanında olduğunu bilmek kimi zaman. görmesende bi an sesini duymak. sedece onu düşünmek, yok saymak kendini. kenetlemek ellerini ellerine, hiç ayırmamak gözlerini. ve kaybetme korkusu. sarar her yerini taa gecenin bilmem kaçında dayanır kapına. seni bitiren bu korku olur kimi zaman. sırf bu yüzden saçmalarsın bazen.
bi zaman sonra uyuşukluğu geçer ellerinin. kanın yerine gelir hücum eder beyninin tüm odalarına. hayat bulursun. dopdoludur için. sığdıramazsın bir yere. ama çıkmasın da istersin orada kalsın hep senin olsun, sadece sen gör, sen işit, sen hisset… off neler oluyor yine. çoğu kişi kaldıramaz bu durumu dağılıverir bedeni dörtbiryana… tıpkı kopan bir dizinin dağılan boncukları gibi teker teker düşer merdivenlerden. toplayamazsın. yetişemezsin. bırakırlar ve giderler seni. bazen sımsıkı seninledir istesen bile dağılmazlar. tam tersine boğarlar seni. nefes almana izin vermezler, ele geçirmiştir. artık onunsundur bırakmaz, gidemezsin. gitsen de izi kalır her milimetrende. her yerinde bir hatırası vardır. baktıkça görürsün ve dahada acır için. kopartıp atamazsın. en azından bir süre. ki bu sürenin ne zaman geçeceği hiç belli olmaz. zaten geçsede, zaman zaman çalar yine kapını. acımasızdır. geçer karşına kafa bulur senin hüznünle. her gün başka maske takarsın. gülersin bazen. ama maskenin arkasında bambaşka bir yüz vardır. kurur gözyaşların akmaz olurlar artık. zaten uzun zamandır aktığı yerlerde bırakmışlardır izlerini. çukurlarmıştır yüzün. ve her seferinde ayağın takılır bakarken aynada kendine. kendini tanıyamaz olursun. bırakırsın. boşverirsin…
biliyormusun belkide bunların hiç olmaması hiç başlamaması gerekir. belkide hiç hissetmemeliydin. ama belkide değiyordur tüm bunlara. yaşadığın her ufacık güzel anın bedeli bu olacaksa, yaşadığım her güzelliğin sonucuna bu şekilde katlanıcaksam varsın olsun razıyım ben… sonuna kadar açarım belki kapılarımı o zaman…
- köşeli portakal günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun



Bu yazıdan sonra
Bu yazıdan sonra düşündüm de aslında burada o kadar güzel denemeler yayınlanıyorki , bunları birleştirip bir kitap bile çıkarabiliriz.Ben bu konuyu bir araştırayım