You are here

Atlı karınca

aurora kullanıcısının resmi
Submitted by aurora on Paz, 09/07/2008 - 22:44

Gözlerim yanıyor. Vücudumda bir uyuşmuşluk hissi var. Etrafım bulanık, iki üç kişinin konuştuğunu görüyorum. Koluma serum bağlamışlar. Neler oldu diyorum, dinlemiyorlar beni. Daha yüksek bir sesle söylüyorum bu sefer. İki üç dakika boyunca bağırmaya devam ediyorum. Sonunda bir hemşire yanıma geliyor, uyanmış diyor diğerlerine. Gözlerimi açık tutmaya çalışıyorum. Sorular soruyorlar, isminiz ne, neler olduğunu hatırlıyor musunuz gibilerinden. Cevap veriyorum ama çok zorlamayın kendinizi diyorlar. Anlamıyorum, ne zamandır burdayım diyorum, dinlemiyorlar bile.
Bir doktor daha geliyor yanıma. Konuşmada zorluk çekmemden tutun da felç giçirmeme kadar o anda anlayamadığım bir sürü şeyden bahsediyor. Aklıma bazı görüntüler geliyor. Araba sürüyorum, herşey yolunda. Doktor, evet cevabı için bir kez, hayır cevabı içinse iki kez göz kırpmamı istiyor. Bir bu eksikti. Haberleşmeye çalışıyoruz böylece. Biz senin için buradayız diyorlar, istediğim sevgi türü bu değil ama diyorum, duyuramıyorum sesimi. Konuşma konusunda bana yardım edecek iki doktor daha gösteriyorlar. Delirmek üzereyim, hatırlayamıyorum doğru dürüst birşeyi.
Kendimden geçmişim. Uyandığımda yanımda ablamı görüyorum. Ağlıyor, ağlıyorum. Ne kadar pişman olduğundan bahsediyor. Keşke o gece dışarı çıkmasaymışız diyor, susuyorum, sanki başka bir seçeneğim varmış gibi. Kimseyi görmek istemiyorum, bana ne diyebilirler ki ne kadar üzgün olduklarından başka?
Bana yeni bir alfabe öğretiyolar. Bu alfabe bizim bildiğimden farklı, en çok kullanılan harfler en başta. Öğrenmek istemiyorum aslında, hiçbir şey yapmak istemiyorum. Daha ne olduğunu bile doğru dürüst hatırlayamazken önüme bambaşka şeyler koyuyorlar. İnandırıcı konuşmalar yaparak hayatımın hala devam ettiğini söylüyorlar. Peki diyorum. Doktorlar bana o alfabeyi sayarken, ben gözümü kırparak onları durduracağım böylece söylemek istediğim harfi yazdırmış olacağım. Bununla mı yeni bir hayatım başlamış olacak diyorum.
Ne konuşabiliriz ki? Vücudumun kontrolü bende değil bundan sonra. Konuşamıyorum bile. Aynaya bakmaktan korkuyorum. Çeşitli egzersizler yaptırıyorlar bana,. Dilimi az da olsa hareket ettirip ettiremediğime bakıyorlar. Tık yok. Hep başımda duruyorlar. Bu da sinirimi bozuyor. Televizyonu açık bırakıp gidiyorlar. Konuşma terapistim de hep yanımda olmuyor ki. Sıkılıyorum, kaçmak istiyorum. Bu beden bana ait değil. Bu durumda olan ben olamam.
Artık olayı yavaş yavaş hatırlamaya başlıyorum. Arabadayken bir anda sağnak bastırıyor. lastikler kaymaya başlıyor. Silecekler yetmemeye başlıyor. Arkamdan hızla bir arabanın geldiğini farkediyorum. Sağ şeride geçmeye çalışırken hizamda duran arabayı farketmiyorum. Sonra ise ne olup bittiği hala belirsiz. Sadece yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu söyleyen doktorların sesleri var kulaklarımda. Bütün günümü uyuyarak geçirmek daha da mutsuz ediyor beni. Günün en nefret ettiğim vakti ise hastane içinde tekerlekli sandalyeyle "gezintiye" çıkarıldığım zamanlar. Bütün hastalar tekerlekli sandalyelerde. Herkes aynı yolu izleyerek odalarına geri dönüyor. Sanki atlı karıncadayım, jeton parasını hayatımla ödediklerimden bu ama, farklı diğerlerinden. Arkadaşlarım hastaneye geliyorlar, beni daha da mutsuz ediyorlar. Zaten artık misafir kabul etmiyorum.
İki haftam böyle geçiyor. Bugün doktorum geldi. Benim için daha iyi bir tedavi bulduklarını söylüyorlar. Paris'teymiş. Paris dediğini duyduğum an gözlerim doluyor. Hep Paris'e gitmek istemiştim, demek ki böyle bir sebeple gidecekmişim. Hayallerim ne kadar farklıydı oysa. Derin bir nefes alıp kafamı yastığa iyice gömüyorum...

Kategori:

Yorumlar

okudukça, devamını okuma isteği uyandıran; bir yazı olmuş eline sağlık ;)

birden çıkıverdi... :D
sayfana yazdım kusura bakma artık.

yüksekteyim,
uçurumdan aşağı düşercesine,
kendimi kaybediyorum, belkide benliğimi,
düşünüyorum inancın sadakatini,
düşünmekte yetmiyor felaketin geldiğini,

yamuk dünya :))

bodysuha kullanıcısının resmi

yuhhh:)kaza geçiren o insanla dertleşmiş gibi oldum,daha doğrusu o anlattı ben dinledim:)deli ve DAHİ olmuş :kafasalla
film karelerindede böyle hikayeler izledim,hem görüntülü hem sesli ama hiç biri yukarda okuduğum harfler bütünü kadar hisli değillerdi :kafasalla deli ve dahi tabiri caiz oldu walla:)tebrikler ;)

neden kusura bakacakmışım, iyiki yazmışsın buraya=)
şımardım ben şimdi ama=) çok teşekkür ederim yorumlarınız için.

Sayfalar

Bunu Görmüş müydün?: hayat kısa bol bol gül :)